1970 ‘li Yıllarda Giyim – Kuşam

1970 ’ler Türkiye’de, siyasi ve kültürel hareketlerin, hızlı değişimlerin yaşandığı dönem olarak damgasını vurmuş, karmaşık yıllar olarak adlandırılmıştır. Toplumdaki farklılaşmalar artmış, ideolojik tartışmalar tırmanmaya başlamıştır. Öğrenci hareketleri, sağ sol çatışması, işçi hareketleri ile hareketli bir döneme girilmiştir. Aynı fikirde olan kişiler gruplaşmış, dernekler kurulmuş, ortak dil, ortak giyim biçimleri oluşturmuşlardır. Diğer tarafta ise, köyden kente göçmüş Anadolu halkı, şehir yaşamına ayak uyduramamış, köyünün ananesini beraberinde getirmiş, şehirleşme adına değişim gösteremeyerek arabesk kültürünün, zemini atmışlardır. Bu doğrultuda gelişen kültür, kendine yönelik pavyon ve taverna kültürünü yaratmıştır. Üst gelir grubunu oluşturan kesimde, kendi kültürünün getirisi olan pub, club ve disko kültürü ile eğlenmiştir. Bu farklı ifadeler, giyim tarzında çok çeşitliliği getirmiştir.


















Sinemanın yanı sıra televizyon’da, Türkiye’yi, bir uçtan diğer uca kadar 

etkileyen ve günlük yaşamı yansıtan bir araç olmuştur. Kasabalardan, köylere kadar

kullanımı yayılan televizyon, burada yaşayan halkı da etkileyerek geleneksel 

yapılarını yavaş yavaş modernliğe yaklaştırmıştır. 

Büyük kentlerde talep olmayan tüm ürünler, Anadolu’ya pazarlanmış, 

Anadolu’da hazır giyimle ve modernlikle tanışmıştır. 

1970’lerin, işsizlik ve enflasyon sorunları, 1973 petrol krizi ile birleşmiş, 

giyim sanayi zor günler geçirmiştir. A

rap-İsrail savaşı, yaşamı olumsuz etkilemiş, dış ülkelere petrol ambargosu 
uygulanmıştır. 1973’de tırmanışta olan dünya enflasyonu, işsizlik, uluslararası para 

sisteminin sarsıntıya uğraması ve petrol ambargosu ile sıkıntıları 1974’e taşımış, 
ekonomik krizi büyümüş ve bu sıkıntılardan, tüm dünya etkilenmiştir. 1929 Dünya

krizinden, daha büyük rakamlara ulaşan 1974 krizi, tüm ülkelerin ekonomik anlamda 

bir yıl geriye gitmesine de neden olmuştur. 

Var olan kriz, birçok sektörü sıkıntıya soktuğu gibi, Tekstil ve Konfeksiyon 

sektörünü de zedelenmiştir. 

1960’larda başlayıp, 1970’lere kadar süren ‘Hippi’ modası, aşk ve barış 

felsefesiyle giyim stillerini etkilemiş, giysi modasını folklorik çeşitlemelere 

yöneltmiştir. Sentetik ve suni yolla üretilmiş kıyafetleri kullanılmamış, pamuklu, 

kadife, yünlü gibi doğal olarak üretilmiş giysileri kullanılmıştır. 

Türkiye’de genç nesil, değerlere, otoriteye başkaldırmış, alternatif arayışlara 

girmiş, bireyselleştirip kendini ifade etmeye çalışmıştır. Çeşitli stiller, etnik 

kıyafetler, köylü giysileri, basma kumaş, şalvar, mintan yakalı gömlek, şile bezi kent 

yaşamında etkisini artırmış giysi modasında popüler unsurlar olmaya başlamıştır. 

Önceki senelerde moda olan giyiniş ve yaşam tarzına, tezat şeyler yaşanmıştır. Yere oturmak, kadın erkek kucaklaşmaları, ceket ve gömlek düğmesi iliklemeden kullanmak, hatta duruşlarda bile farklılık gözlenmiş,Türkiye,Pop-art akımının etkisi altında kalmıştır. Dönemin moda olgusunun içine, yeni bir buluş girmiş, ikinci el kıyafetler ve bitpazarları ‘ne bulursan onu giy çık’ modası dönemin belirleyicileri arasında yer almıştır. Bu yeni durum içinde, biçim değişikliği, çelişen haller, birbirini tamamlayan gardıroplara sahip olmak ve takım elbise kullanımını minimuma düşmüştür. Bu çelişkili tutum, ilk önce giysi üreticilerini şaşırtmış, ancak sonralarda kendilerine bir çıkış yolu bulmuşlardır. Önceki dönemlerin stillerini, tekrar hayata geçirerek kendi modalarını yarattıklarını düşünen yeni nesile, reddettikleri modayı farklı yılların moda çeşitlemeleri ile tekrar benimsetmişlerdir. Bu yeni tarzda, ihmalkâr görüntülü tasarımlar düzgünleştirilmiştir. Moda üreticileri, küçük defolar ve minik dengesiz stilleri üzerine gitmiş giyim-kuşam modasının, işlevsel çarkını tekrar döndürmeyi başarmışlardır.

Önceki yılların belli detayları, gözden geçirilip abartılmış, 40’ların mantar topukları, apartman topuğa, 30’ların dökümlü kumaşları, geniş paçalı pantolonları, dizden sonra oldukça genişleyen paçalara, yakalar ise, göğsü kaplayacak kadar büyümüş, ve yaka uçları sivrilmiştir. Dar süveterlerin içine, pastel renklerde dar gömlekler giyilmiş. İri desenli, geniş enli, kravatlar kullanılmıştır. Kadın giyiminde ise, pantolonlar hâkim olmuştur Paçaları kalın dubleli pantolonlar, erkeklerin kullandığı yelek ve ceketler kadınlar tarafından da kullanılmaya başlanmıştır. Doğal kürkten, abartılmış tüylü kolları ve bedeni olan bluz şeklinde ceketlerde dönemin belirleyicileri arasında yer almıştır. 

Balıkçı kazak, kazağın deseninin aynısı bere ve çoraplarda kullanılmıştır. Yaz 

modasında ise, ucuz kumaşlar kullanılmış. Şile ve Amerikan Bezi, Basma, Poplin gibi 

kumaşların satışı artmıştır.

Uzun manşetli gömlekler, kalçayı saran geniş kemerler, iri gözlükler ve her 

çeşit pantolon etek boyları bir karara varılamamış gibi ‘mini, midi, maxi’ boylarında 

çeşitlilik göstermiştir.Türk halkının çoğu, bol paça pantolon, geniş yakalı gömlek ve 

yüksek topuklu ayakkabıları kullanmış,çeşitli ve renkli giysi modasına imza atmıştır.

1978 yılında ise, ‘Rüküş Modası’ olarak nitelenen bir moda başlamış, 

kadınlar, kat kat giyinmiş bir görüntüler sergilerken, fistolu iç etekler, çift kemer, bol 

büzgülü etek, fırfır ve kapitoneli yeleklerle yeni bir stil oluşturulmuştur. Yine aynı yıl 

gençlerin stilini etkileyen, sempatik giysilerde görülmüştür. Pilili, bol kesimli 

kadifeden oluşturulan askılı pantolon, bebe yaka gömlek, kısa etek ve bunlarla uyumlu kumaşlardan oluşturulmuş bere ve çantalar da moda olmuştur. Bu kıyafetlerini örgü kravatla takan hanımlar, örgülü saçları ile genç kız, yaramaz çocuk imajı sergilemişlerdir. 70’li yılların sonlarına doğru erkekler, saçlarını uzatmaya devam etmiş, o yıllara kadar rastlanmayan irilikte desenli gömlekler ve kalçalarında saran pantolonlar giyerek, yüzük takmışlardır. 1960’lardan artarak gelen ‘erkek kimliği’ sorgulanmaktadır. 

1979 Fransa’sında ise, hazır giyime (Pret-a parter) karşı büyük bir ilgi gösterilmiş. Ismarlama giyim (Haute Couture) ve hazır giyim karşı karşıya kalmış, pahalıya çıkan ısmarlama giyim, sorgulanmaya başlanmıştır. Ismarlama giyim diken ünlü moda terzilerinin karşısında, artık yenilikçi modacılar yerlerini almıştır. 1970’lerin Türkiye’sindeolaylar farklı yönlerde yol almıştır Yaşam düzeyinin yükselmesi, kentlerdeki nüfus yoğunluğunun artmasıyla insanlar, daha nitelikli ürünler istemiş, bu talep artışı, Hazır Giyime hız katmıştır. Haute Couture koleksiyonları kopya edilerek çoğaltılmış, giysiler herkesin alabileceği fiyata çok sayıda üretilmeye başlamıştır. Daha sonraki dönemlerde, orta gelir grubunda insanların çoğalması, Avrupa da hazır giyimin ve talebinin artması, çalışma hayatına başlayan kadınların sayısındaki artış, tüketimi kolaylaştıran kredi kart, taksitli satışlar gibi unsurların devreye girmesi ve teknolojinin hızlı artışı ile seri üretim artmıştır. 1979 yılında Ayhan Apaydın smokin dalında dünya birincisi olur. Ayhan Apaydın, Zeki Müren’in terzisi olarak ta tanınmaktadır.


DÖNEMİN TERZİLERİ

Vural GÖKÇAYLI 09.04.1978 Milliyet Arşiv
Vural GÖKÇAYLI
Vural Gökçaylı, 1962 yılında İtalyan Lisesi mezun olmuş sanata yatkınlığı ona yurtdışına çıkma kararı verdirmiştir “Ecole du louvre” ve “Academie des beaux arts’ı” bitirdikten sonra “Allianca Francaiec” de Fransızca ve medeniyet eğitimi almış. Givenchy’de staj yapmıştır. Daha sonraları, Jean Patou’nun direktör artistik yardımcılığını yapmış. O sıralarda büyük gazeteler, Paris’te bir modacımız var diye başlıklar atmıştır. Vural Bey,1967’de aldığı bir teklif üzerine, Hollanda’ya gitmiş ve Franz Molener’in direktör artistiği olmuştur. Birçok başarıların ardından, 1968’de Paris’te “Sylvia Varton” butiği için koleksiyon hazırladıktan sonra. 1969’da İstanbul’a dönmüştür.1970 yılında ilk defilesini, Ankara ve İstanbul’da yapmış.1971 yılında ise, Rumeli caddesinde ilk atölyesini açmıştır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s