Geçmişten Günümüze Moda

Bizim gibi moda ve tekstil tasarımı okuyan arkadaşlarımız için yararlı olabileceğine inandığımız paylaşımlara devam ediyorum. Daha önceki yazılarımda 1930 ‘lu , 1940 ‘lı , 1950 ‘li , 1960 ‘lı , 1970 ‘li yıllarda giyim kuşam hakkında paylaşımlarda bulunmuştum. ( Yılların üzerine basarak yazılara ulaşabilirsiniz. ) Bu yazımda geçmişten günümüze moda konusunu ele alacağım. Umarım sizler için yararlı olur 🙂

Geçmişten Günümüze Moda

Tüketimin en görünür biçimi olan giyim, her dönemde kimliğin ifadesi olmuştur. Toplumsal statünün ve cinsiyetin en belirgin göstergesidir. Bu yüzden sembolik sınırların kurulmasında ya da yıkılmasında çok etkilidir. Giysinin ve sonrasında giysi modasının anlamı çağlar boyunca değişmiştir. Birçok sosyolog moda tarihini incelemiş, modanın hiyerarşik sınıf yapısı ve bu yapının giyim alışkanlıkları üzerindeki etkilerinden bahsetmiştir. Davis ’e göre moda süreci, esinlenme, taklit ve kurumsallaşmadan oluşan karmaşık bir bileşim sayesinde ayakta kalmaktadır.
Tüketim kültürünün egemen olduğu günümüzde, medya -televizyon, gazete, dergi, radyo ve internet- sayesinde moda büyük bir hızla yaygınlaşabilmektedir. Medya, tüm dünyada toplumsal değişimi ve kültürel yapıyı değiştiren faktörlerin en önemlisidir. Geçmişten bugüne giyim ve görünüm insanlar için hep önemli olmuş ve bugün olduğu gibi geçmişte de kimi şahsiyetler giyimleriyle kişiliklerin özdeşleştirmişlerdir. Giysinin ve sonrasında giysi modasının anlamı çağlar boyunca değişmiştir. Antikçağ’da kıyafet bir anın beğenisinin değil, bir medeniyetin ifadesiydi. Batı’da, sonradan moda adı verilen olgunun kökenleri ilk terzi korporasyonlarının kurulduğu XIV. yüzyıla uzanır. Ama giysi ancak XVII. yüzyılda büyük bir ekonomik ve toplumsal önem kazanmıştır.

Moda esas olarak soylu sınıf arasında gelişmeye başlamıştır. Aristokrasinin müsrifliği, aşırılığı ve fanteziye olan eğilimi, şaşaalı giysilerin ortaya çıkmasının başlıca nedenidir. Bunun tarihteki en iyi örneği de Kraliçe Marie Aantoinette ’tir. Kraliçelik, Marie Aantoinette için on beş havai yıl boyunca yalnızca şu anlamı taşımıştır; Sarayın en şık, en koket, en iyi giyinen, en çok şımartılan, en çok eğlenen kadını olarak hayranlık toplamak. Zarafet konusunda bir otorite olmak doğallıktan alabildiğine uzaklaşmış ve dünya benim diyen o sosyete dünyasının gündemi belirleyen seçkini olmak.
Soylu kadınlar bütün bu dönem boyunca onun kıyafetlerini saçlarını taklit etmişlerdir. Antoinette ‘in annesi Avusturya Kraliçesi Maria Theresia kızının moda ve hoppa yaşam tarzı sonucu şu mektubu yazmıştır: Biliyorsun ki, ben daima insanın modayı ölçülü bir tarzda takip etmesi, fakat asla abartmaması gerektiğini savunmuşumdur…Kraliçe yol gösteren olduğu için, bütün dünya onun en küçük hatalarını bile benimsemek için uğraşacaktır…1700lerin sonlarında kraliçenin yaptığı bu tanım XIX. yüzyıl moda araştırmalarına yakın bir sonuçtur. 1876 yılında H. Spencer modayı farklı sosyal gruplar arasında incelemiştir. Vardığı sonuçlardan biri de modanın estetiğe duyulan saygı ve taklit etme güdüsü olduğudur. XIX. yüzyılda da bu saygı ve taklit etme dürtüsü yerini rekabetçi bir taklit anlayışına bırakmıştır.

Görünüşün bireyselleşmesini hızlandıran önemli bir etmen XIX. yüzyılda Fransız devrimi ve sanayileşme sonucu sosyal yapıda büyük değişikliklerin meydana gelmesidir. Şehirlerin ve Ticaretin gelişmesiyle moda sadece soylu kesime ait bir kavram olmaktan çıkmış, her kesimden insanı ilgilendiren bir konu olmaya başlamıştır. Moda bu dönemde üst sınıfın yaşam tarzının rahatlıkla taklit edilebilindiği bir hal almıştır. Moda, yaygınlaştığı bu yıllarda ahlaka aykırı, giysi kalitesini bozan, toplumdaki sınıf farklılıkları arasındaki mesafeyi kapatan, insanları görünüş ve ruhen tek tip kopyalar haline getiren bir araç olmakla suçlanmıştır.Üst sınıfı taklit eden ve giyim konusunda ona yaklaşabilen ilk kesim tüccar kesimi olmuştur. Bu kesim, zenginleştikçe aristokratların pahalı giyim tarzlarını taklit etmeye başlamıştır. Ancak sıradan halkın giyiminin değişimi uzun yıllar almıştır. Maddi imkânsızlığın yanı sıra halkın soylularınkine benzer giysiler giymesi XVII. yüzyıla kadar kanunlarla yasaklanmıştır. Toplumsal hiyerarşiye göre düzenlenmiş giysilerle ilgili bu yasalar, üst sınıflarının yeni zenginler tarafından taklit edildiklerinde buna karşı duydukları öfkeyi dile getirmektedir.

IV.Henry döneminde Paris burjuvazisine mensup kadınlar ipekli giyinmeye başlamışlardır, bu duruma ne IV. Henry, ne de soylular razı olmuşlardır. Fakat hiç kimse sonradan görmelerin yükselme tutkusuna veya Batı’da en azından toplumsal mertebenin göstergesi olan elbiselerin giyilmesine, engel olunamamıştır. Tarih boyunca Kraliçe Marie Aantoinette gibi normların dışında kalan insanların, farklı giyim stilleri sergiledikleri ve çevrelerindeki insanları da etkiledikleri bilinmektedir. Bu insanların cezalandırıldıkları da olmuştur.

Giysiler, onları en iyi taşıyan o insanlara mal edilmektedirler. Bu öncüler hem bireyselliklerini hem toplumsal kimliklerini ifade eden giysiler bulmaya çalışmışlardır. Kraliçe Victoria, gençliğinde Avrupa’nın stil öncülerinden biri olarak kabul edilmiştir. Victoria’nın, birçok farklı kumaştan aynı elbise modelini yaptırdığı bilinmektedir. Kalp kesimli dekolte yakalar ve kabarık kollar ‘Kraliçe Victoria Stili’ olarak tarihe geçmiştir.Marie Aantoinette ’den sonra Josephine Bonaparte ’ın giyim sitili benimsenmiştir. Sade ve ölçülü bir stili olan Bonaparte, döneminin düşüncesini ve estetiğini yansıtarak çağını etkilemiştir. Moda tarihçileri, Josephine Bonaparte ‘ın çeşitli moda trendlerine öncülük yaptığını belirtmektedirler.
Marie Aantoinette yada Josephine Bonaparte olmasaydı bugün ne Leroy’u ne de Bertin’i tanıyor olurduk. Marie Aantoinette’in alt sınıftan gelen terzisi Mademosielle Bertin, dönemin hiçbir ünlü sanatçısının ulaşamadığı bir mertebeye kadar yükselebilmiştir. Bu onur, kraliçenin huzuruna tek başına çıkabilmektir. Kraliçe görkemli ve şık giyindikçe asilzadeler de ondan geri kalmamak için kraliçenin terzisine koşmuşlardır. Kraliçeden tam destek gören tasarımcı küçük dükkanını, pek çok kadının çalıştığı bir modaevine dönüştürür. Bertin bu dönemde kraliçe için muhteşem bir stil yaratmıştır. Josephine Bonaparte’ın terzisi Leroy’un Josephine için tasarladığı gül yapraklı elbise Leroy’u Fransız modasının en önemli insanı haline getirmiştir. Leroy kadın giysisinde derin dekolte, kabarık kollar, yüksek bel çizgisi gibi yeniliklerin yaratıcısıdır. Tasarımlarıyla modayı etkileyen bir konuma sahip olmuştur. Josephine sayesinde ünlenen Leroy, Avrupa’nın pek çok ülkesinden müşteriler edinmiştir. İlerleyen yıllarda da modanın kavramsal anlamı pek değişmemiş, ikonları ve sınıflarıyla var olmuştur. Sadece öncüleri ve sınıfları kendi içinde değişiklik göstermiştir. Eski tarihlerin saraylı ve soylu moda ikonları yerlerini zamanla sinema ve müzik dünyasının yeni öncülerine bırakmışlardır.

1930’lardan 1960’lara kadar modaya uygun tarzların oluştuğu ve öncülük ettiği kesim hep aynı kesim olmuştur. Modadaki değişiklikler farklı toplumsal sınıfların üyelerine hızla yayılmıştır. Bu yayılma sürecinin olmasını sağlayan en önemli faktör, üst sınıfın oldukça göz önünde olan üyelerinden sinema yıldızlarının örnek alınması olmuştur. 1950’lerin sonlarında, televizyonlar beraberlerinde daha çok genç nesli hedef alan yeni bir müzik türü olan rock ‘n roll’ u getirmiştir. Bunun üzerine popüler müzik yıldızları ortaya çıkmıştır. Bu yıldızlar alt kültür, yetişkin ve gençlerin giydikleri giysileri karıştırıp dönüştürmüştür. Popüler müzik kodları oluşmuştur. Aslında moda sınıfların neyin nasıl giyileceğine ilişkin kodları belirlenmiştir. Bu kodlara uygunluk, bireyin hangi sınıfa mensup olduğunu yada olmak istediğini göstergesidir.

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s